Cenova ve Portofino

9/23/2014 Meliha Çalışır 2 Comments

Como'dan sabah erkenden ayrıldık. İstikamet Cenova. Como gezisi için buraya bakabilirsiniz. Cenova'ya gitmek için Como'nun S. Giovanni tren istasyonundan önce Milano'ya gidiyor oradan da başka bir tren ile Cenova'ya geçiyorsunuz. 


Portofino, Castello Brown'dan


Como'dan kalkan 08:13 trenini yakalamak için erkenden kalktık. Biletlerimizi önceden almamıştık. 08:13 treni için yer vardı ama Milano'dan olan 09:10 treninde yer kalmadığı için 11:10 treni ile gidebilirsiniz dediler. 2 saat kaybımız olacağı için biraz moralim bozulsa da yapacak bir şey yok deyip, biletlerimizi aldık. Bilseydim biraz daha uyurdum ve bir sonraki tren ile Milano'ya giderdim. Como-Milano bileti 4,5  €, Milano-Cenova bileti kişi başı 19,5 €. Biletleri satan adam bize koltuk rezervasyonsuz bilet sattığı için, bir yere oturun, yerin sahibi gelirse kalkıp başka bir yere oturursunuz dedi. Tamam dedik. Daha önce de Viyana - Prag arası tren ile gittiğimizde yer ayırtmamıştık ve çok problem yaşamadığımız için sorun olmaz diye düşündük. Ama daha sonra başımıza geleceklerden haberimiz olsaydı bu kadar rahat olmazdık tabii. Siz siz olun, İtalya'da koltuk rezervasyonu yapmadan seyahat etmeyin.

Como'dan Milano'ya 40 dakikada problemsiz bir şekilde ulaştık. Milano Centrale tren garı çok büyük bir tren istasyonu, içinde bir çok kafe ve mağazalar var. Biz de bir kafede biraz kahve keyfi yaptıktan sonra, ben eşimden ayrılıp biraz alışveriş turu attım. 2 saat için Milano merkeze gidip gitmemeyi düşündük gerçi ama zaten daha önceden Milano Duomo'yu gördüğümüz ve bavullarla yorulmak istemediğimiz için tren garında 2 saate yakın zaman geçirdik. 

Saat 11'e doğru trenimize binelim dedik. Her zaman yaptığım gibi hemen ilk vagonlardan birine bindim. Siz siz olun koltuk rezervasyonsuz bilet alırsanız en azından arka vagonlarda doğru ilerleyin. İlk başta tabii bir sorun yok, yer var. İstediğimiz bir yere oturduk. Zamanla koltukların sahipleri gelmeye başladı, bakalım bize ne zaman sıra gelecek diye beklerken, elbette bize de sıra geldi ve birkaç defa kalmak zorunda kaldık. En sonunda da oturduğumuz bir koltuğa kimse gelmeyince, ikimize en azında bir koltuk var deyip, nöbetleşe nöbetleşe oturduk. Neyse ki yolculuk 1,5 sürüyordu. Bavulları alıp başka vagona geçmek istesek de vagon o kadar doldu ki ortadaki bavullardan kıpırdayacak yer kalmadı. Aşağıdaki resim sanırım her şeyi özetliyor öyle değil mi?




Cenova Principe Tren istasyonundan otelimize metro ile gidiyoruz. Metro biletleri 100 dakika için 1,5 €. Porto Antico'nun yakınındaki San Giorgio metro durağında indikten sonra ise Cenova eski şehrinin daracık sokakları arasında hotelimizi bulmaya çalışıyoruz. Hotel Le Nuvole Residenza d'Epoca, bir binanın 4. katında hizmet veren bir butik otel. Gayet memnun kaldığımız söyleyebilirim. İlgili personeli, temizliği, ferahlığı ve rahatlığı ile bizden tam puan aldı diyebilirim. Günün her hangi bir saatinde ayrıca ufak tefek kekler, çay ve kahve imkanı da artı puan sağlıyor tabii ki. Cenova, şimdiye kadar gezmiş olduğum diğer Avrupa şehirlerine göre oldukça farklı geldi bana. Özellikle eski şehri, insanı ilk başta biraz ürpertse de sonradan insan alışıyor. Bir metre bile olmayan genişlikteki sokaklar ve bu sokaklardaki binalarda da restorasyon için inşaat iskelelerinin olması ilk başta beni biraz ürküttü, ama daha sonra tek başıma bile bu sokaklarda turladığımı düşünürsek bir problem olmadığını söyleyebilirim. Cenova için belki bir gün daha ayırsaydım fena olmazmış diye düşündüm. 



Hotel Le Nuvole Residenza d'Epoca

Hotel Le Nuvole Residenza d'Epoca

Otelimize yerleştikten sonra kendimizi tekrar dışarı attık. Öğleden sonra Portofino'ya geçmeyi düşündüğümüz için öncelikle yemek yiyelim dedik. Porto Antico civarında biraz turladıktan sonra oraya yakın La Locanda Del Molo'da yemek yedik. Dışarıdan pek iç açıcı gözükmese de içerisi gayet hoştu. Ben Cenova'ya özgü pesto soslu makarna yerken, eşim de et yemeyi tercih etti. 


Cenova'da Öğle Yemeğimiz

Yemekten sonra metro ile Cenova Brignole tren istasyonuna gittik. Portofino'ya gitmek için önce Santa Margherita Ligure'ye tren ile gidip, tren istasyonundan da 82 nolu otobüs ile Portofino'ya ulaşıyorsunuz. Tren bileti 3,4 , otobüs bileti 3 . Tren yolculuğu 30-40 dakika kadar sürüyor. Otobüs yolculuğu da bir o kadar sürüyor. Santa Margherita Ligure de çok güzel bir yere benziyordu. Tam bir sahil kasabası. Zamanınız varsa vakit ayırabileceğiniz bir yer bence. Otobüs de İtalyan Rivierası'nın muhteşem sahili boyunca ilerledi. Yol boyu manzara süperdi. Yol dar ve virajlı. Otobüsten indikten sonra dönüş otobüslerinin saatlerini not etmeyi unutmayın. Biz yaklaşık 3 saat Portofino'da zaman geçirdik. 8 gibi de otobüs ile döndük. 


Santa Margherita Ligure

Portofino'ya gelince, nasıl anlatsam bilemedim. Yemyeşil ağaçlarla çevrili küçük bir koy etrafında pastel renkli evler. Oraya kadar gidip de pişman olmazsınız inanın. Portofino'yu bir de tepeden görmek için Castello Brown'a mutlaka çıkın. Giriş kişi başı 5 €. Castello Brown'dan manzaranın tadını çıkarın, denizin turkuaz rengine doyun, rengarenk evlerin uyumuna şaşırın. Koyda gördüğünüz devasa yatlar karşısında söyleyecek kelime bulamayın. Ben en iyisi sizi Portofino resimleri ile baş başa bırakayım.



Portofino Meydanı


Portofino Meydanı
Portofino Limanı


Portofino Limanı


Portofino Limanı


Castello Brown Girişi


Castello Brown'a çıkarken Manzara


Castello Brown'a çıkarken Manzara


Castello Brown'a çıkarken Manzara


Castello Brown'a çıkarken Manzara, devasa yatların açılır kapanır balkonu da oluyormuş


Castello Brown'a çıkarken Manzara


Castello Brown'dan Manzara
Castello Brown'dan Manzara

Çoğu restoran akşam yemeği servisini 19:30'dan sonra başladığı için, yemek servisi olan bir yerde meydana bakarak yemeğimizi yedik. Daha sonra geldiğimiz gibi, Cenova'ya geri döndük. Biraz Porto Antico'da vakit geçirdikten sonra, otelimizin yolunu tuttuk.

Ertesi gün bir sonraki durağımız olan Levanto'ya geçmeden önce, Cenova'nın Piazza de Ferrari meydanını gezdik. Via XX Settembre'de bir tur attık. Öğle yemeği için de, daha önceden Internetten araştırmış olduğum ve pesto sosu çok ünlü olan Sa Pesta restoranında yemek yiyelim dedik. Cenova'nın daracık sokaklarında bavullarımızla restoranı bulduk bulmasına ama, öğlen 12 olmasına rağmen aşağıdaki resimle karşılaştık. Ve şaşırdık tabii. Hafta içi bir gün olmasına rağmen burası neden kapalı diye. Neyse dedik, yemek için Porto Antico'da bulunan EATALY'ye gitmeye karar verdik. EATALY hem market, hem de içerisinde farklı restoranları olan bir yer. Birimiz bir pizza, diğerimiz pesto soslu makarna yiyerek ve biraz alışveriş yaparak Cenova'daki gezimizi sonlandırdık. 



Kapalı Sa Pesta Restoranı


Piazza de Ferrari Meydanı

Gezimizin ana amacı olan Cinque Terre bölgesini keşfetmek için artık hazırdık.

You Might Also Like

2 yorum:

  1. Wonderful place!

    http://beautyfollower.blogspot.gr

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel görünüyor. Umarım bizde gitme fırsatı buluruz!

    YanıtlaSil