Oslo


2017 yazı için Norveç ilk başlarda planlarımızda yoktu. Nice ve Cote D'Azur planları yaparken iptal olan uçak nedeni ile kendimi yeni planlar yaparken buldum. THY'nin uygun fiyatlı Oslo uçuşunu görünce neden olmasın dedik ve uçak biletleri aldık. Biletleri almasına aldık ama bir haftalık bir seyahat programını nasıl planlamak gerekirdi? İşte o noktada biraz zorlandığımı itiraf edeyim. Norveç seyahati beni en çok zorlayan seyahatlerden biri oldu. Oslo seyahat başlangıç ve bitiş noktamız olacaktı ama arada nerelere gitmek, nereleri görmek gerektiğine karar vermem oldukça zordu. Görülebilecek o kadar çok yer var ki... Kuzeye doğru gece yarısı güneşini görmek için uzansak mı, Stravenger'de ünlü Preikestolen'e (the Pulpit Rock) tırmansak mı, hangi fiyordlar en güzelleri, hangilerini görmek gerek gibi birçok soru ile baş başa seyahat planını yapmaya çalıştım. Sonuçta iki aile, 4 çocuk faktörü ve maliyetleri göz önünde bulundurduğumda az ama öz ve rahat bir program yapmaya karar verdim. Uçak biletlerini ucuza almasına aldık ama Norveç'i kapsayan bir seyahat planı oldukça pahalıya geliyor, belirtmekte fayda var. 


Kaplan Şehri Oslo

Londra 2 Günde Çocukla Nasıl Gezilir?


Londra'ya gidişlerim hep kısa kısa olmuştur. Londra tek başına en az bir haftayı hak ediyor olsa da, birkaç günlüğüne sıkıştırılmış bir şekilde de gezilebilir. Çok sevdiğim arkadaşım Ayşe Londra'ya taşınınca bana da Londra planları yapmak düştü. Londra bence çocukla tek başına gidilebilecek yerlerden biri. Bu yüzden de büyük kızımla baş başa ilk yurt dışı seyahati için Londra listeye girdi.


Londra

3 Yıl Sonra Yeniden Çoluk Çocuk Midilli Adası


Midilli adasına 3 yıl önce gittiğimizde çok güzel ve sakin bir tatil geçirmiştik. O zaman gittiğimizde sadece adanın güney kısmını görme şansımız olmuştu. Kuzey kısmını başka bir yaza bırakmıştık. Geçen sene Assos taraflarında yaptığımız tatil sırasında, karşıdaki Midilli adasına bakarak iç geçirmiştik. Artık bu yaz gidip görmek gerekirdi.


Skala Eressos yollarında, Midilli Adası

Johannesburg


Güney Afrika'daki ikinci durağımız Johannesburg oldu. Johannesburg'a geliş amacımız eşimin katılacağı fuardı. Zaten Güney Afrika seyahat planının ana amacı bu fuar olsa da biz bu iş seyahatinin önüne birkaç gün tatil ekleyerek güzelim Cape Town'u keşfettik. Johannesburg'ta neler yaptığımızı yazmadan önce şehir ile ilgili pratik bilgiler vermek istiyorum.


Apartheid Müzesi, Johannesburg

Gökkuşağı Şehri: Cape Town


Üçüncü günümüzü Cape Town şehir merkezini keşfetmek için ayırdık. Son günümüzü biraz daha düşük tempoda ve az stresli bir şekilde geçirmek istedik. Kendime yine bir rota çizmiştim, görmek istediğim yerler vardı, onları görmeden dönmek de istemezdim tabii ki de. Gelelim son gün rotamıza...


Victoria&Alfred Waterfront, Cape Town

Cape Yarımadası ve Ümit Burnu


Cape Town'daki ikinci günümüzü Ümit Burnu ve Cape Yarımadasını keşfetmeye ayırdık. Ümit Burnu, Cape Yarımadasında bir milli park içerisinde yer alıyor. Cape Town merkezinden yaklaşık olarak 70 km uzaklıkta bulunan Ümit Burnu'na gitmek için ya araba kiralayabilir ya da bizim yaptığımız gibi günübirlik bir tura katılabilirsiniz. Güney Afrika'da trafik soldan aktığı için biz araba kiralama seçeneğini pek düşünmedik. 

Ümit Burnu, Cape Town


Dünyanın 7 Doğa Harikasından Biri: Masa Dağı


Cape Town deyince akla ilk ne geliyor derseniz ben Ümit Burnu ve Masa Dağı (Table Mountain) derim. Masa Dağı, Cape Town'a yolunuz düşerse mutlaka listenize eklemeniz gereken bir yer. Beklediğimden çok daha büyüleyici ve nefes kesiciydi diyebilirim. Tabii Cape Town'un ve çevresinin, Masa Dağının güzelliğine güzellik kattığını inkar etmemek gerek. Aşağıdan baktığınızda Masa Dağı, sanki çorak bir yer gibi gözüküyor. Fakat yukarı çıktığınızda çeşit çeşit bitki örtüsü ve farklı hayvanlarla karşılaşıyorsunuz.

Masa Dağı (Table Mountain), Cape Town