Stockholm'e Giriş

9/21/2016 Meliha Çalışır 2 Comments


Çocukluğumun bir senesi İsveç'te geçtiği için belki de, İsveç'in benim için ayrı bir yeri vardır. İsveç'e tekrar gidip görmeyi çok istemişimdir her zaman. 25 sene öncesi ile şu anda bir farkı var mı yok mu diye merak edip dururum. Malmö'ye gidemesek de, orayı başka bir geziye bıraksam da, güzelliğinden bahsedilen Stockholm'u bu yılki gezi planımıza ekledik. Bu seneki bayram tatillerinin uzun süreli olması plan yapmayı kolaylaştırdı ve çocuklarla yapacağımız bu seyahatin uçak biletlerini Pegasus'taki kampanyalı fiyatları kullanarak neredeyse 9 ay öncesinden alarak kendi rekorumuzu kırdık. Stockholm'e gelince; beni kesinlikle hayal kırıklığına uğratmadı. İsveç aynı hatırladığım gibi: sakin, güzel, insan ve çocuk dostu ve yaşanılası...



Stortorget Meydanı, Gamla Stan, Stockholm

Stockholm'un Başlıca Adaları:

Stockholm 14 adadan oluşmakta. Tabi biz bu adaların hepsini gezmedik. Stockholm'un eski şehrinin bulunduğu ada Gamla Stan. Bu adada Krallık Sarayı, Nobel Müzesi, bir çok restoran, kafe ve hediyelik eşya mağazası bulunuyor. 
Krallık Sarayı ve Nobel Müzesi ile ilgili daha detaylı bilgiye Stockholm Müzeleri yazımdan ulaşabilirsiniz. Gamla Stan diğer adalara göre küçük ve yürüyerek keşfedebileceğiniz bir yer. Gamla Stan'daki Stortorget Meydanı, Nobel Müzesi ve güzel küçük kafelere ev sahipliği yapıyor. Biz de Stockholm'e ayak basar basmaz, evimize de yerleşir yerleşmez, kendimizi Gamla Stan'a attık. Koffekoppen'de kahve ve İsveç'in ünlü tarçınlı çöreği olan kanelbulle ile keyif yaptık. Bu arada İsveç'teki hediyelik eşya dükkanlarına da bayıldım. Hem kendine özgü tasarım mağazaları mevcut, hem de çok çeşitli hediyelik eşya seçenekleri mevcut.  



Södermalm'den Gamla Stan'a Bakış
Gamla Stan, Stockholm
Gamla Stan Sokaklarında Gezi Grubumuz
Stortorget Meydanı'nda biz kahve keyfi yaparken kızların eğlencesi 
Kaffekopen'de kahve ve kanelbulle keyfi
Gamla Stan'daki çok çeşitli hediyelik eşya dükkanlarından biri

Gamla Stan'ın güneyinde yer alan Södermalm, konaklama için bizim tercih ettiğimiz bir bölge. Bu ada daha çok yerleşim bölgesi. Bir çok restorano, kafesi, değişik mağazaları ve Fotoğraf Müzesi (Fotografiska Museet) ile görülmeye değer. Fotografiska giriş ücreti yetişkinler için 120 SEK, 12 yaş altı çocuklar için ise ücretsiz. Müze genel olarak sabah 9 ile gece 11 arası açık. Perşembe-Cumartesi günleri ise gece 1'e kadar açık oluyor. Bu yüzden bu müzeyi geç bir saatte de ziyaret edebilirsiniz, bizim yaptığımız gibi. Ne de olsa Stockholm'de hava yaz aylarında neredeyse hiç kararmıyor. Bu bölgede konakladığımız için memnun olduğumu söyleyebilirim. Hornsgatan caddesi üzerinde yer alan dairemiz Mariatorget parkına da oldukça yakındı. Gamla Stan'a yürüyerek ulaşabiliyorduk, en ünlü kahve dükkanlarına da yakındık. Bunlardan biri Drop Coffe, tavsiye ederim. Dairemizin karşı caddesinde bulunan 18 smaker dondurmacısı çok güzeldi. Kızlarla akşamları birkaç defa dondurma keyfi yaptık. Aynı zamanda şans eseri, bir akşam kızlarla yaptığımız akşam üstü mahalle gezimizde de Skinnarviksberget tepesini keşfettik. Burada insanlar tek kullanımlık mangallarını almış, akşamüstü Stockholm manzarası eşliğinde piknik yapıyordu. Biz de keşke piknik için bir şeylerimiz olsaydı dedik tabi bu manzara karşısında.  



18 smaker, Dondurma Dükkanı, Hornsgatan Caddesi, Södermalm, Stockholm
Mariatorget Parkı




Yttersta tvärgränd sokağı, Skinnarviksberget'a çıkarken
Skinnarviksberget Tepesi
Mariatorget parkında Drop Coffe keyfi
Fotografiska Müzesi, Södermalm, Stockholm
Nick Brandt Sergisi, Fotografiska Müzesi, Södermalm, Stockholm
Nick Brandt Sergisi, Fotografiska Müzesi, Södermalm, Stockholm
Bryan Adams "Exposed" Sergisi, Fotografiska Müzesi, Södermalm, Stockholm
Bu arada Stockholm'de beyaz geceleri yaşama şansını da yakaladık tabi, Temmuz ayının ilk haftası gidince. Hava kararıyor mu kararmıyor mu tam anlamadık. Gece yarısı hala alacakaranlık olan Stockholm, gece 4'te de aynı şekildeydi. Bir gece 1:30 gibi kalkınca sanırım en karanlık anına denk geldim. Şansımıza da hava çok güzeldi. Gitmeden önce genel olarak yağmur gözükmesine rağmen, bizim orada bulunduğumuz 6 gün boyunca hiç yağmur yapmadı.


Gece 21:30, güneş hala batmamış

Djurgården adası ise yerleşim yerinden ziyade, eğlence parkları ve müzeleri ile ünlü bir yer. Çocukla seyahat ettiğinizde mutlaka uğramanız gereken bir yer. Bizim için de öyle oldu. Skansen açık hava müzesi, Junibacken, Vasa Batık Gemi Müzesi, Gröna Lund eğlence parkı ve daha bir çok müzeyi bu adada bulabilirsiniz. Bu adaya ulaşmak için Slussen'den feribot ile de geçiş yapabilir ya da 7 nolu tramvayı da kullanabilirsiniz. Bu adadaki müzeler ile ilgili daha detaylı bilgiye Stockholm Müzeleri yazımdan ulaşabilirsiniz. 



Nordiska Müzesi'nin karşısındaki park

Skansen Açık Hava Müzesi
Gröna Lund Eğlence Parkı, Skansen'den görünüşü
Batık Gemi Vasa
Nordiska Muzesi

Kungsholmen adasında ise Stockholm Belediye Binası ve Kulesini (Stadshuset) ziyaret edebilirsiniz. Bu binayı ziyaret etmek için rehberli turlara katılmanız gerekiyor. İngilizce turlar genel olarak her yarım saatte bir mevcut. Kuleye çıkmak isterseniz de belirli saatlerde turların olduğunu bilmekte fayda var. 


Stockholm Belediye Binası
Stockholm Belediye Binası
Stockholm Belediye Binası Kulesi
Stockholm Belediye Binası

Skeppsholmen ise küçücük bir ada ve bu adada sizi Stockholm Modern Müzesini (Moderna Museet) bekliyor. Bu müzeyi, Stockholm'deki diğer müzelerden ayıran özelliği ise girişinin ücretsiz olması. Bence bu fırsat kaçmaz. 



Stockholm Modern Müzesi


Stockholm Modern Müzesi

Merkez tren istasyonu Norrmalm bölgesinde bulunuyor. Bu bölge biraz daha iş merkezleri, alışveriş caddeleri ile ünlü bir bölge. Drottingatan caddesi alışveriş yapmak için güzel bir yer. Ayrıca caddenin sonu da Stockholm Kültür Merkezine (Kulturhuset) çıkıyor. Böyle bir yerin varlığı bence kıskanılması gereken bir yer. 6-7 katlı olan bu binanın her katında farklı bir etkinlik mevcut. 4. katı ise benim en çok kıskandığım yeri barındırıyor: çocuk kütüphanesini (Rum för Barn). İsveç'te kaldığımız dönem boyunca küçücük yerleşim yerlerinde bile kütüphaneler mevcuttu. Kütüphanelerde de yetişkin için ayrı, çocuklar için ayrı yerler vardı, ve bu dediğim şey 25 yıl önceydi. O yüzden daha gidilecek çok yolumuz var. Çocuk kütüphanesinde sadece İsveççe kitaplar değil, çeşitli dillerde de kitaplar mevcuttu: İngilizce, Rusça, İtalyanca, İspanyolca, Arapça v.b. Burada aynı zamanda farklı etkinlikler de yapılıyor. Giriş ücretsiz ama bazı etkinliklere katılmak için küçük bir ücret ödemek gerekebiliyor. Çocuk bölümüne girmek için ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Zaten yıllar önce İsveç'te okula giderken de ayakkabılarımızı çıkardığımız hatırlıyorum. 



Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Çocuk Kütüphanesi, Kulturhuset, Stockholm
Konaklama: 

Stockholm'de 5 gece geçirdik. Çekirdek aile olarak plan yaparken, anne ve babamın da bize eklenmesi ile tam 6 kişi olduk. Stockholm'un pahalı bir şehir olduğunu belirteyim, özellikle de konaklama bakımından bütçenizi zorlayabilir. Bizim gibi kalabalık bir grubun otelde kalması epey masraflı olacağı için annemlerin de bizimle geleceği kesinleşince Airbnb imdadıma yetişti. Normalde küçücük bir Ibis aile odasına vereceğim para ile 2+1 bir daireyi 5 gece için kiraladım. Kaldığımız daire tam resimlerdeki gibiydi ve mahallesi de oldukça güzeldi. Södermalm adasında yer alan dairemiz, konum olarak Stockholm'un eski şehri olan Gamla Stan'a da yürüme mesafesindeydi. Ayrı bir çocuk odası olması ve oyuncak dolu olması tabi kızların da çok hoşuna gitti ve iyi vakit geçirmelerine yardımcı oldu. Bu arada İsveç'te evlere girerken ayakkabılar aynı bizdeki gibi çıkarılıyor. Airbnb'de neredeyse tüm evlerde bu uyarı mevcut zaten. Stockholm için Temmuz, Ağustos ayları için plan yaparken, konaklama yerini önceden ayarlamaya çalışın. Bize uygun bir yeri Ocak ayında zar zor ayarlayabildiğimi söyleyebilirim. O yüzden son dakikaya çok bırakmamaya çalışın. 



Dairemizden manzaralar :)
Havaalanından Şehre ulaşım:

Havaalanından şehre ulaşmak için bir çok seçenek mevcut. Kişi sayısına bağlı olarak karar verebilirsiniz. Biz kalabalık, çocuklu bir grup olunca taksi seçeneğini kullandık. 4 kişi olsaydık, daha uygun fiyatlı şehre ulaşırdık, ama 6 kişi olunca taksi büyüklüğü ve ücreti de artıyor. Normal taksiler için ortalama 500 SEK öderken, daha büyük araçlar için bu fiyat 700-800 SEK civarında oluyor. Farklı taksi firmalarının farklı fiyat politikaları olduğu için, havaalanı çıkışında taksilere fiyatlarını sorabilirsiniz; taksimetre ile değil, standart bir ücret karşılığında şehre ulaşım sağlanıyor. Taksi dışında, eğer ana tren istasyonuna yakın bir yerde konaklayacaksanız, Arlanda Express en iyi seçenek olabilir. Biraz pahalı ama biletlerini önceden Internet sitesinden alırsanız, yarı fiyatına biletleri alabilirsiniz. Bir diğer seçenek trenler ve otobüsler. Bu iki seçenek Arlanda Express'e göre daha uygun fiyatlı oluyor. Konaklama yerinize uygun durakları varsa tercih edebilirsiniz. Dönüş yolunda da taksi seçeneğini kullandık. Bunun için bir taksi firmasının Internet sitesinden rezervasyon yaptırdım. Bulabildiğim en uygun fiyatlı taksiydi. Şehirden havaalanına 670 SEK karşılığında bizi götürdü.


Şehir içi Ulaşım:


Şehir içi ulaşım için 3 günlük seyahat kartı satın aldık, ücreti kişi başı 230 SEK. Sınırsız olarak 72 saat boyunca otobüs, tren, metro, tramvay hatlarını kullanabiliyorsunuz. Ayrıca bu kartları Slussen ve Djurgården arasındaki feribotlarda da kullanabiliyorsunuz. 7 yaşından küçükler için ücret ödenmiyor. Ayrıca bebek/çocuk arabası ile otobüslere biniş yaptığınızda da bilet ödemiyorsunuz. Çocuğun güvenliği öncelikli olduğu için böyle bir uygulama mevcut. Bebek/çocuk arabası ile giriş yaparken orta kapıdan giriş yapıp, arabalar için ayrılmış olan orta bölümde seyahat ediyorsunuz. Tabii otobüste araba için yer olması gerekiyor. Metro ve tramvaylarda bu uygulama yok. Tramvayda kondüktör ayağınıza kadar bileti okutmak için geldiğinden orada biletinizi okutmanız gerekiyor. Metrodan çok otobüs kullandığımız söyleyebilirim. Her durakta hangi otobüsün saat kaçta geçtiği, Stockholm haritası üzerinde nerelerden geçtiği bilgisi mevcut. O yüzden otobüs kullanması kolay. Bir de 7 nolu tramvayı kullandık. Özellikle Djurgården adasında işinizi oldukça kolaylaştırıyor. Toplu taşıma dışında, bisiklet de çok yaygın kullanılıyor. Zaten trafik olmadığı için 
caddelerde arabadan çok bisiklet görebiliyorsunuz. Arabalar için ayrılmış yollar kadar bisikletliler, yayalar için de yollar planlanmış.

Stockholm Pass:


Stockholm'de dolu dolu gezmek isterseniz, tüm müzelere girip çıkmayı, şehir dışındaki Drottningholm sarayına gitmeyi, kanal turları yapmayı planlıyorsanız Stockholm Pass tam size göre. Ucuz bir kart değil. O yüzden gitmek istediğiniz yerleri planlayıp, bu kartı alıp almamaya değer mi bakmanız gerekiyor. Biz daha sakin bir tempoda şehri keşfetmeyi planladığımız için bu karttan almadık. İlk başta almayı düşünüyordum fakat bir iki yeri eleyince, karta o kadar para vermeye gerek kalmadı.



Stockholm ile ilgili diğer detaylar bir sonraki yazılarda bulabilirsiniz.

1. Stockholm'un Müzeleri
2. Stockholm Archipelago

You Might Also Like

2 yorum: