Malta

1/16/2016 Meliha Çalışır 0 Comments

Bazı yerler vardır ki gittiğinde değerini ve güzelliği ilk başta anlamazsın. Zamanla içine işler güzelliği ve yüzünde ufak bir gülümseme ile anarsın gezip gördüğün yerleri. Malta da benim için böyle yerlerden biri. Bir diğeri de Şam'dır benim için. 2010 yılında o zaman on aylık olan kızımla iki-üç günlüğüne gittiğimizde Şam beni zorlamıştı gerçekten. Bebekle gitmiş olmanın verdiği stres de buna etki yapmış olabilir belki de. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki gitmişiz o zaman diyorum, şimdi istesek de gidemeyiz. Son yıllarda o kadar çoğalıyor ki gitmek isteyip de gitmeye çekindiğimiz, gidemediğimiz yerlerin sayısı...

Azure Penceresi (Azure Window), Gozo Adası, Malta


Neyse gelelim yazımızın ana konusu olan Malta'ya. Malta merak edip gitmek istediğim destinasyonlardan biri olsa da 10. evlilik yıl dönümünü kutlamak için tercih edeceğim yerlerden biri değildi. Peki nasıl oldu da Singapur, Tayland-Koh Samui adası planı yaparken kendimizi Malta'da bulduk? Bu arada o kadar araştırıp planını yaptığım Koh Samui'yi de yazıya geçirsem iyi olur. Boşa gitmesin o kadar araştırma, öyle değil mi? Oteller, gün gün gezilecek yerler, yemek yenecek restoranlara kadar her şey belli iken, bir tek biletlerin alınması gerekiyordu. Biletleri almadan da vazgeçtik. 1 gecelik Singapur, 3 gecelik Koh Samui tatili için o kadar para vermeyelim dedik ve bu planımızı daha geniş bir zamanda yapabilmek amacı ile erteledik. Ve nispeten uçak biletleri daha uygun, daha yakın olan bir yere rotamızı çevirdik. THY ile Malta'ya her gün seferler mevcut. Yolculuk süresi de 2 saat sürüyor.

2015 Ağustos ayında 4 geceliğine Malta'ya gittiğimizde tam olarak adadan ne beklemem gerektiğini bilemiyordum. Görmek istediğim temel bazı yerler vardı ve sırf o yerler için bile Malta'ya gidilir. Bu yerler Gozo adasındaki Azure Penceresi, Mdina eski şehri, Comino adasındaki Blue Lagoon şeklinde sıralanabilir. Gittikten sonra ise listeme kesinlikle Valetta'yı da eklemek gerektiğini düşünüyorum. Malta küçücük bir ada. Küçük olmasına küçük ama 4 gün görmek istediğim yerlerin tümünü görmeme yetmedi kesinlikle. Bunun ana nedeni, ulaşım belki de. Aslında en iyi yöntem araba ile gezmek ama trafik soldan akınca araba kiralamaya cesaret edemedik. Aslında Malta'da oldukça gelişmiş bir otobüs ağı var. İstediğiniz yere gidebilirsiniz ama toplu taşıma olunca tabii süreler uzun sürebiliyor bu nedenle de bir güne birden fazla yeri sığdırmak çok kolay olmuyor. Toplu taşıma dışında Malta Sightseeing Hop on-Hop off otobüsleri de mevcut. Malta adasında kullanmadık ama Gozo adasındaki ulaşımı Hop on-Hop off otobüsleri ile sağladık. Malta'ta ulaşım için buraya bakabilirsiniz. 

Valetta


İlk gün otele yerleştikten sonra, otelimizin olduğu St. Julian's'tan otobüs ile Sliema'ya gittik. Otobüs kullanımı gayet kolay, her durakta, o duraktan hangi otobüslerin saat kaçta geçtiği ve nereye gittikleri çizelgeler ile belirli. Otobüs içerisinden de biletlerinizi alabiliyorsunuz. Otobüs bileti fiyatları kişi başı 2 € ve iki saat geçerlilikleri var. Sliema bölgesinde biraz gezip, ertesi gün için Comino adası turunu ayarladıktan sonra, vapur ile karşıda bulunan Valetta'ya geçtik. Vapur ile ulaşım gayet hızlı oluyor. Her yarım saatte bir vapur seferi mevcut ve kişi başı 1,5 €. Sıcakta yürümek istemezseniz, vapurdan inince otobüs servisi ile Valetta merkezine kadar ulaşabiliyorsunuz. 




Vapurdan Valetta
Vapurdan Valetta
Vapurdan Sliema

Valetta, Malta'nın başkenti. St. Julian's ve Sliema gibi bölgeler daha yeni bölgeler iken, Valetta tarih dolu bir yer. Valetta beklediğimden güzeldi. Meydanları, sokakları ve Yukarı Barakka Bahçeleri ile görülmeye değer. İlk gün gündüz, ikinci gün de akşam yemeği için Valetta'yı ziyaret ettik. Her saati ayrı güzeldi. Yukarı Barakka Bahçelerindeki top atış saatini kaçırmazsanız farklı bir etkinlik de yaşamış olursunuz. Valetta Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan Cafe Cordina'da isterseniz bir mola verip, çeşit çeşit tatlılarında tadabilirsiniz.



Kraliçe Victoria Heykeli, Cumhuriyet Meydanı, Valetta


Cumhuriyet Meydanı, Valetta


St. George Meyanı, Valetta
    
Vapurdan Manoel Adası
   
Yukarı Barakka Bahçeleri, Valetta


Yukarı Barakka Bahçeleri, Valetta


Yukarı Barakka Bahçeleri, Valetta

Comino Adası

Gelelim Malta gezimizin en güzel yerlerinden birine: Comino'ya. Her ne kadar hava muhalefeti nedeni ile daha adaya ulaşmadan sırılsıklam olsak da, güneş öğleden sonra kendini göstererek biraz kendini telafi etti. Comino, Blue Lagoon'a ulaşım deniz yolu ile oluyor. Çeşitli firmalar adaya tur düzenliyor. Sizi tekne ile adaya ulaştırdıktan sonra, belirli bir saatte almaya geliyor. Genel olarak Gozo ve Comino Adalarını tek bir güne sığdıran turlar da mevcut. Fakat biz her ikisini de ayrı ayrı günlere planladık. Bizim ayarladığımız tur sözde hızlı transfer olanağı sağlıyordu, dediklerine göre bizi 20 dakikada Comino adasına ulaştıracaklardı, lakin pek de öyle olmadı. Sliema'dan kalkan son model (!) teknemiz ile adaya ulaşmamız bir saati buldu. Bastıran yağmur ve dalgalar ile zaten adaya ulaşamadan sırılsıklam olmuştuk. Yolculuk sırasında bazen acaba ne zaman denize düşeceğiz diye düşünmekten kendimi alamadığımı da itiraf etmeliyim. Siz siz olun ya büyük bir tekneyi tercih edin, ya da macera arıyorsanız hızlı servisi (!) olan böyle tekneleri de  tercih edebilirsiniz tabii. Ama küçük çocuklu seyahat etmeyi planlayan varsa, lütfen onlar büyük tekneleri tercih etsin, benden söylemesi. 


Comino adasına ulaştığımızda adadaki mağaraları da teknemiz ile turluyoruz. Daha sonra Blue Lagoon'a ulaşıyoruz. Saat 16:00'da tekne bizi geri götürmek için tekrar gelecek, o saate kadar buradayız. İlk başta tabii hava yağmurlu. Hayalimdeki gibi bir gün olmasa da, yağmur bizi engelleyemez dedik ve güzel Blue Lagoon'un tadını çıkardık. Şöyle şezlonga uzanıp keyif yapma hayallerim suya düşse de, bu güzel yerin tadını çıkardık. Bir kaç saat sonra güneş de açınca, güneşin de tadını çıkarabildik az da olsa. Adada ayaküstü yemek yiyebileceğiniz yerler mevcut. Oturup yemek yemeği planlıyorsanız vazgeçin. Oturabileceğiniz yerler adanın taşları. Bunun dışında adada duş ve tuvalet ihtiyacınız için yerler mevcut. Çok konfor aramıyorsanız buraya bayılacaksınız. Manzara çok güzel, deniz de öyle. Denizde kumlu bir bölge de mevcut ama diğer yerlerde dikkatli olmakta fayda var. Deniz içindeki taşlar çok sivri ve bazı yerlerde yüzeye çok yakın. Her an bir yerinizi sivri bir taşa sürtebilirsiniz, benim gibi o denizin acemisi olanların başına geldiği gibi. İnsanlar genelde şnorkel ile yüzüyor, iyi de yapıyorlar. Bir de benden size tavsiye, deniz ayakkabısı alın. Sahildeki taşlar bile o kadar sivri ki, deniz ayakkabısı almadığıma pişman oldum. Bir de deniz altı çekimi yapmak için telefon kılıfı :)



Kaptanımız Umut :)


Elephant Rock, Comino Adası


Comino Adası Mağaraları


Comino Adası Mağaraları


Comino Adası Mağaraları


Comino Adası, yağmur altında dalış yapanlar


Comino Adası, yağmur altında dalış yapanlar


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası
  
Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası


Blue Lagoon, Comino Adası

Gozo Adası


Üçüncü günümüzü Gozo Adası için ayırdık. Gozo adasına ulaşmak için öncelikle Malta'nın kuzey ucundaki Cirkewwa'ya ulaşmak gerekiyor. Buradan Gozo adasına feribot seferleri düzenleniyor. Genel olarak 45 dakikada bir sefer mevcut. Feribot seferleri için detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Bizim bulunduğumuz St. Julian's'tan Cirkewwa'ya ulaşmak ayrı bir sorun tabii. Bunun için direkt otobüsler mevcut. 222 nolu otobüs ile yolculuk bir saat sürüyor. Biz daha hızlı olsun, daha konforlu olsun diye transfer için bir şirket ayarladık ayarlamasına ama pişman olduk. En azından otobüslerin belirli güzergahları var ve fiyatları daha uygun, bizim ayarladığımız tur otellerden insan topladığı için beklediğimiz gibi olmadı. Özellikle dönüş yolculuğu uğradığı bir ton yer ile bizi çileden çıkardı diyebiliriz. Sadece transfer ayarlamaya hiç gerek yok. Otobüs en iyisi olur. Ya da transfer artı Gozo adası rehberli turu düzenleyen firmaları tercih edin. Gozo adasında feribottan iner inmez Malta Sightseeing Hop on - Hop off otobüslerine binerek tüm adayı dolaşabilirsiniz. Belirli noktalarda otobüsten inip orayı gezdikten sonra bir sonraki otobüse binerek gezmeye devam ediyorsunuz. Bizim ana hedefimiz Azure Penceresi idi tabii. Ama öncelikle Gozo'nun ana şehri Victoria'da inip, orayı keşfettik. Meydanda kahve molası verip kalesini gezdikten sonra Azure Penceresine doğru devam ettik. Azure penceresi görülmeye değer bir yer. Çok rüzgarlı ve dalgalı bir zamanında görmüş olduk, dalgalardan da nasibimizi aldık. Bir önceki günden tecrübeli olduğumuz için çok sorun çıkmadı :) 





Bağımsızlık Meydanı, Victoria, Gozo


Cittadella, Victoria, Gozo


Cittadella, Victoria, Gozo


Victoria, Gozo


Azure Penceresi, Gozo


Azure Penceresi, Gozo


Azure Penceresi, Gozo


Azure Penceresi, Gozo


Azure Penceresi, Gozo

Yukarıdaki fotoğraftan sonra bilin bakalım ne oldu? Kocaman bir dalga geldi ve sanki bize uzaktan izlemeyin gelin sizi biraz ıslatayım dermiş gibi bir güzel ıslattı bizi ve gitti. 




Azure Penceresi, Gozo


Mdina Eski Şehir


Gelelim güzel, eski ve sessiz şehir Mdina'ya. Mdina'ya St. Julian's'tan 202 nolu otobüs ile ulaşabilirsiniz. Mdina'ya ulaştığınızda ilk önce sizi eski şehrin kapısı karşılıyor. Sessiz şehir Mdina'nın dar sokaklarında kaybolabilir, güzel evlerin renkli kapılarına hayran kalabilirsiniz. Mdina'ya gelmişken Fontanella Çay Bahçesine uğrayıp bir pasta çay molası vermeden dönmeyin. Fontanella'nın manzarası çok güzel. Tüm Malta ayaklarınızın altında kalıyor ve siz de bu anın tadını çıkarıyorsunuz. 


Sessiz Şehir Mdina


Mdina girişi



Mdina girişi

Mdina'nın renkli evleri


Fontanella Çay Bahçesi, Mdina


Mdina'nın güzel ve renkli evleri


Fontanella Çay Evi'nden Malta Adası Manzarası, Mdina


Nerede Kalınır? 
Bizim kaldığımız oteli kesinlikle öneririm. Otelimiz St. Julian's'ta yer alan Hotel Valentina. Odaların konforu, kahvaltısı, konumu, genel olarak her şeyini beğendik. Bir daha gidersek yine kesinlikle tercih edebileceğimiz bir otel. 

Restoran Önerisi:
St. Julian's'a da çok yakın olan Spinola Koyunda bir çok restoran mevcut. Fakat bizim favorimiz kesinlikle Peppino's idi. Servisinden, yemeklerinden, ortamından kesinlikle çok memnun kaldık. 

Malta çok farklı bir yer. İlk başta bana çok karışık geldi. Her yerde inşaat manzarası görmek ilk başta biraz itici geliyor insana. Fakat düşününce bu küçücük bir ada ve aynı zamanda bir ülke. İnsanlar tabii ki inşaat yapacaklar. Alanları bu kadar çünkü. Ama haklarını vermek gerekiyor, tarihi yerlerini gerçekten güzel korumuşlar. Valetta, Mdina gibi yerlerde tarihi hissedebiliyorsunuz. Bir de ülkenin stratejisini beğendim. Sadece turizme odaklanmamışlar. Çünkü sadece turizm ile gelir ele etmeleri zor. Bir iki saatlik mesafede İtalya'nın Sicilya adası zaten mevcut. İnsanların başka bir yeri değil de Malta'yı tercih etmeleri için bir neden gerekiyor. İngilizce dil kursları ülkeyi farklı bir yere konumlandırarak hem öğrencileri çekip öyle gelir elde ediyor, hem de kurslar sayesinde ülkeyi iyi tanıtmış oluyor. Malta tatil anlayışı farklı olan insanlara aynı anda hitap edebilme özelliğine sahip. Küçücük bir adada aynı anda tarih, kültür, gece hayatı, eğlence, deniz ve güzel yemek için Malta benzersiz bir seçenek. Gidip görmekte fayda var. 

Spinola Koyu

Malta'nın renkli kayıkları


You Might Also Like

0 yorum: