Avrupa'nın en Batı Ucundaki Başkent: Lizbon

3/30/2014 Meliha Çalışır 0 Comments

2013 Şubat ayında büyük kızımızı anneanneye bırakıp, o zamanlar 7,5 aylık küçük kızımızla Lizbon’a gittik. Kızlar ayaklanmadan onlarla bir seyahat gerçekleştirmek olmazsa olmazlarımızdan. Neden Lizbon derseniz? Birinci neden olarak merak ettiğim bir yer olması, ikinci olarak şubat ayında Avrupa’nın en sıcak yerlerinden biri olması ve üçüncü olarak da THY’nin 99 € kampanyası. Uçak biletlerini İş Bankası’nın Maximiles kredi kartında biriken millerimle aldım. O yüzden bilet parası ödemedim. Seyahat planlarımızda Porto da vardı. Porto’yu ne kadar görmek istesem de Lizbon’dayken Porto planını iptal ettik. Küçük bebekle seyahat etmek çok da konforlu sayılmaz. Büyük kızımla seyahat etmek çok daha kolaydı, gezerken pusetinden uyurdu, çok sorun çıkarmazdı; küçüğümüz ise biraz huysuzdu diyelim. Pusetinde uyumaz, pusetinde uzun süre oturmayı sevmez. Küçük kızımda bir sling edinmediğim için hala pişmanlık duyarım. Kendimizi ve kızımızı fazla yormamak adına 5 gün boyunca Lizbon’da takıldık. Porto da gerçekleşmeyi bekleyen bir hayal olarak diğerlerinin yanına sıraya girdi.





Lizbon’da SANA Lisboa Hotel’de konakladık. Otel, tripadvisor.com’da Lizbon otelleri içerisinde 25. sırada. Otelden memnun kaldık. Size tavsiyem cadde tarafı değil, arka tarafa bakan bir oda seçmeniz. Yüksek katlarda arka tarafa bakan odaların deniz manzarası var çünkü. Otelin beğendiğim bir diğer özelliği de bebek için park yatak yerine, normal ahşap bebek karyolası vermeleriydi. Otelden isterseniz Av. da Liberdade üzerinden yürüyerek merkeze, Rossio meydanına ulaşabilirsiniz. Biz ilk gün yürümüş daha sonraki günlerde metroyu kullanmıştık.


Arkamızda Marques de Pombal Meydanı
Havaalanı şehre oldukça yakın. Havalanından şehir merkezine metro ile ulaşabilirsiniz. AEROBUS duraklarından biri kaldığımız otelin önünde olduğu için, onunla gitmeyi planlamıştık, fakat otobüsü kaçırınca taksi ile otelimize ulaştık. Taksi ücretleri pahalı değildi. Otobüse vereceğimizden 2-3 € fazlası ile otelimize ulaştık. 

Lizbon'da Gezilecek Yerler

Belem

Belem'de görülecek iki önemli yapıt var. Biri Jeronimos Manastırı, diğeri Belem KulesiJeronimos Manastırına ulaşmak için Placa de Commercio'dan geçen 15 nolu tramvayı kullanabilirsiniz. Manastıra giriş ücreti 7 €. Eğer Belem kulesine de giriş yapacaksanız, ikisi için 10 € ödüyorsunuz. 



Jeronimos Manastırı

Jeronimos Manastırı
Jeronimos Manastırı

Belem Kulesi

Belem Kulesi
Belem'e kadar gelip de Pasteis de Belem'e (Belem Pastanesi) uğramadan olmaz. Ünlü Pasteis de Nata'larınının tadına bakmadan olmaz. Nata, zamanında Jeronimos Manastırındaki rahipler tarafından yapılıyormuş. Pastaneyi de Manastırın bulunduğu cadde üzerinde bulabilirsiniz. Lizbon'un tüm pastanelerinde bu tatlıyı bulabilirsiniz ama bence buradaki tatlı en başarılı olandı. 


Pasteis de Nata, en.wikipedia.com

Alfama

Alfama bölgesinde Sao Jorge Kalesi görülmeye değer yerlerden biri. Figuera Meydanından 37 nolu otobüs ile kaleye ulaşabilirsiniz. Kaleye giriş ücreti 7,5 €.   


Sao Jorge Kalesi

Sao Jorge Kalesi'nden Manzara

Sao Jorge Kalesi'nden Manzara (sol üstte Figuera Meydanı)

Bairro Alto

Bairro Alto bölgesi, Lizbon'un ilgi çeken yerlerinden biri. Yokuşlu, Arnavut kaldırımlı yollarında gezebilir, cafelerinde vakit geçirebilir, Fado evlerinde Portekiz halk müziği dinleyebilirsiniz. Portekiz halk müziği olan Fado, 19. yüzyıla kadar uzanır. En ünlü Fado sanatçısı Amália Rodrigues'dir. Fado, hüzünlü bir müzik türüdür ve anlam olarak kader kelimesine yakındır. Zamanınız varsa, bir akşam bir Fado evinde bu müziğin tadını çıkarabilirsiniz.

19, yüzyılda yapılmış Santa Justa Asansörü, sizi Baixa bölgesinden Bairro Alto bölgesine ulaştırabilir. Farklı bir deneyim yaşamak isterseniz bu asansörü deneyebilirsiniz. Bu asansörün ayrıca gözlem yeri de var. Lizbon'daki diğer asansörler ve fiyatları için buraya bakabilirsiniz.


Santa Justa Asansörü, en.wikipedia.com

Lizbon Sokakları

Lizbon Sokakları

Lizbon'da gezerken, sizlere LisboaCard'ı almanızı öneririm. Burada bahsettiğim tüm yerlere ve daha fazlasına ücretsiz giriş sağlamanın yanı sıra, Lizbon'da ulaşım, bir sonraki yazımda bahsedeceğim Sintra'ya olan ulaşımı ücretsiz yaparsınız ve Sintra'daki sarayların giriş ücretlerinde indirim imkanı elde edersiniz.

Lizbon'a kadar gelmişken, sizi benim gidemediğim Calouste Gulbenkian Müzesini ziyaret etmenizi önerebilirim. Gülbenkyan, 1869 Üsküdar doğumludur. Petrol sanayisinde önemli bir isme sahiptir. Gülbenkyan'ın sahip olduğu 6000 parçalık sanat koleksiyonunun ölümünden sonra kendi adını taşıyan müzede sergilenmeye başlamıştır. 

Bir sonraki yazımda, sizleri güzeller güzeli Sintra'ya davet ediyorum. 

You Might Also Like

0 yorum: